Ofisin havası boğuk, Tali Dova’nın gözlüklerinin ardındaki bakışları keskin ve meydan okuyucu. Patronluk duruşu, etrafındaki adamların havasını değiştirirken, o devasa siyah yarakla karşılaştığında içindeki bastırılmış hırsın alevlendiğini hissediyor. Ricky Johnson’ın iri kara kabzası, çalışanı olan Tali’nin küçük bedenine göre bir canavar gibi; adeta onu ele geçirmek için yaratılmış devasa bir silah.
Tali ilk başta çekingen ama içten içe bu dayatmaya hazır. Gözlüğünü çıkarırken dudaklarını ısırıyor, boyun damarları belirginleşiyor. Ricky’nin kalın karası amını yalamaya başlar başlamaz, Tali’nin nefesi hızlanıyor. O kalın deliği yalarken, dilini batırıp emişlerini sertleştiriyor. İpten çıkarılan bu kökleme anı derinleşirken, Tali kendini kaptırmış şekilde sakso yapmaya başlıyor. Arada patronunun gözüne baka baka yalaşının coşkusunu artırıyor; bu oyunda kimsenin patronluğunu reddetmeye niyeti yok.
Yaraktaki sertlik yayıldıkça Tali’nin çenesinden çıkan inlemeler daha da kontrolden çıkmaya başladılar. Ricky her seferinde daha sert dayadı kökünü onun içine; karısının amcığını öyle bir dolduruyordu ki kadın neredeyse acı ve zevk arasında gidip geliyordu. Her girerken “Seksi folloş, benim amımı böyle sikmeye devam et!” diye bağırıyordu azgınca. Kıçına vurdukça kadının vücudu ritmik olarak yayılıyor, kıvranıyor ve ağzından kocaman köpükler çıkıyordu; salonun içinde tek duyulan şey sert sikiş sesleri ve Tali’nin yüksek inlemeleri oldu.
Sonra aniden Ricky bütün gücüyle dayadı kökünü en derine kadar, Tali’nin tüm bedenini sarsan bir orgazm patlaması yaşandı. Kadın hem ağzından boşalan salya ile hem de titreyen amıyla o büyük kara dansçıyı hissettiği anda delice çığlıklar attı, ortalığı inletip parçaladı resmen. Siyah yarak yağmur gibi içine boşaldığında patronu bile rahat vermedi; “Daha var mı folloş? Sana miras bırakacağım ben!” diyerek son kez o devasa yapısıyla kadının içine indi ve işini bitirdi.
Tali Dova, ofisin soğuk havasında bile yanan arzuyla teslim olmuştu artık; çekiciliğini ve kontrolünü tamamen kaybetmişti o kara canavarın elinde…